Gönderen: yeguner | Ocak 23, 2007

Doğuştan sanatkâr bir hükümdar

Araştırmacı-yazar Alpay Kabacalı’nın hazırladığı “Fatih Sultan Mehmed” adlı kitap, geçtiğimiz günlerde Denizbank DenizKültür Yayınları’ndan okura sunuldu. Kitap, tarihte derin iz bırakan İstanbul’un fatihi II. Mehmed’in hayatını ve 15. yüzyıl Osmanlı dönemini Doğulu ve Batılı kaynaklardan yola çıkarak anlatıyor.

 
 

Bir Fatih Sultan Mehmed portresi olan kitapta, Fatih hem devlet adamı, hem asker, hem de sanatçı kimliğiyle ele alınıyor.

Fatih Sultan Mehmed, sadece askerî başarıları değil, bilim, sanat ve kültüre yaptığı katkılarla da tarihe yön vermiş bir hükümdar. Doğu’nun-Batı’nın sanatkârlarını, bilim adamlarını Bizans’tan devraldığı kadim şehre toplamış. Padişah kavuğu yerine ulema sarığıyla gezen Fatih, kendisi de çocukluğundan itibaren ilmî faaliyetlerle, sanat çalışmalarıyla meşgul olmuş. Henüz küçük bir çocukken defterine yaptığı ve kitapta yer alan karalamalar, Osmanlıca harfler, tuğra eskizleri, baykuş, leylek ve at gibi figürler bu açıdan oldukça dikkat çekici. Kitapta bulunan gravür, resim, minyatür, ferman ve belgeler, okuyucuya estetik bir zevkin yanında, tarihin silik sayfalarında bir yolculuk yapma imkanı veriyor. Fatih’in ‘Avnî’ mahlası ile yazdığı şiir, ‘kılıç ve kalem sahibi’ bir devlet adamının portresini çiziyor. 6 Nisan 1453′te başlayan ve 29 Mayıs 1453′te sona eren İstanbul’un fethini gün gün anlatan Kabacalı, Fatih Sultan Mehmed’e dair birçok tartışmayı da ele alıyor. Fetih sırasında donanmanın karadan yürütülmesiyle ilgili farklı görüşler bulunduğuna değinen yazar, bu konuda şu yorumu yapıyor: ‘Fetihte gemilerin Tophane’de bugünkü Kılıç Ali Paşa Camii’nin bulunduğu yerden karaya çekilerek Kumbaracı Yokuşu’ndan şekerci Lebon’un bulunduğu dört yol ağzına ve buradan Asmalı Mescid Sokağı güzergâhıyla Pera Palas’ın yanındaki yokuştan Kasımpaşa’ya geçirilmiş olduğuna şüphe yoktur.’

Fatih Sultan Mehmed’in cesedinin mumyalandığı, ayrıca balmumundan bir de heykeli olduğu dile getirilir yıllardır. Alpay Kabacalı’ya göre gerek mumyanın, gerekse heykelin varlığı belgelerle kanıtlanmış değil. Yazar, Reşat Ekrem Koçu’nun ‘Fatih Sultan Mehmed’ adlı kitabında yazdığı, Fatih’in II. Abdülhamid devrinde bulunan mumyasının, padişahın cenaze töreninde taşındığı balmumu heykel olabileceğini söylüyor. Fatih Sultan Mehmed kitabı, İstanbul’un fatihini yakından tanımak isteyenler için kaynak bir eser.

Kaynak:Zaman


Cevap bırak

Sizin cevabınız:

Kategoriler